Pandemiden Totalitarizme Yedi Basamaklı Yol
Pandemiyle başlayıp totalitarizme giden sadece yedi adım var ve beşinci adım başlamak üzere
Dünyadaki milyarlarca insan, önceden planlandığı üzere, bambaşka bir hayat şekline sürükleniyor. Bu yeni hayatta daha az kişisel, fiziksel, finansal özgürlük ve faaliyet var.
İşte bunu gerçekleştirmenin 7 adımı:
1.ADIM
Dünyada yeni bir virüs dolaşmaya başlar. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) pandemi ilan eder. Uluslararası kurumlar, halk sağlığı görevlileri, politikacılar, medya ve diğer nüfuzlu kişiler sürekli korku pompalar; “Virüs son derece bulaşıcı, vaka sayısı sürekli artıyor.” diyerek virüsü aşırı tehlikeli olarak nitelendirirler.
Birkaç gün içerisinde devletler, ulusal ve bölgesel anlamda acil durum ilan etmeye başlar. Işık hızında karantina önlemleri alarak insanları evlerine hapsederler- önce okulları kapatırlar sonra da ekonominin büyük çoğunluğunu durdururlar. Bunun sonucunda dünyada tüm ekonomi çökmeye başlar.
Serseme dönmüş, korku içindeki saf halk, vücutlarının doğal olarak yaptığı şeyden, yani patojenlerle savaşmak için gerekli antikorları üretme ve uzun dönemli bağışıklık kazanma yetisinden yoksun olduğuna inandırılır. Büyük çoğunluk gönüllü olarak bunu kabul eder.
Bölgesel acil durum ve COVID-19 kriz yönetimi konusunda ilk haftalık sanal ders, dünyanın çeşitli bölgelerindeki belediye başkanları ve şehir yöneticileri için gerçekleştirilir. Bu dersi koordine eden; akademi, tıp, finans, politika ve ulaşım alanlarında faaliyet gösteren bu bir avuç Amerikan kuruluşudur. Eğitimlerine Barack Obama ve Bill Gates gibi kişileri de dahil ederler.
2. ADIM
Ulusal ve eyalet/bölge bazında belediye yöneticileri, sağlık yetkilileri günlük basın açıklamaları yapmaya başlarlar. Virüsün ne kadar tehlikeli olduğu, milyonları öldürme potansiyeline sahip olduğuna ilişkin modellemeler ve istatistikleri halka pompalamaya başlarlar.
Gelen bilginin büyük çoğunluğu belirsiz ve anlaşılmazdır, virüsün her bir bölgedeki farklı yayılımıyla ilgili herhangi bir gerçek ipucu vermez.
Resmi görevliler ve medya, virüsün neden olduğu gerçek ölüm rakamları yerine bazı itaatkar akademisyenlerin, sosyal medya ünlülerinin ve yüksek ölçekli organizasyonların korkutucu istatistiklerini baz alır.
Verilen mesaj şudur; “Bu bir savaş ve eğer herkes evde oturmazsa birçok hayat tehlikede.” Ana akım medya, dünyanın virüsün insafına kaldığı mesajını vermeye devam eder.
Eş zamanlı olarak merkez bankaları ve devletler, büyük bankaların faydasına olacak şekilde muazzam miktarlarda nakit parayı ekonomiye sürerler ve dev özel sektör finans firmalarını bu süreci yönetmeleri için çağırırlar. Oysa ki bu firmaların, 2008-2009 krizindeki performansları hiç de parlak değildir. Devletler aynı zamanda, çok hızlı bir şekilde kapanan iş yerleri ve işlerini kaybedenler için trilyonlarca poundluk teşvik paketleri açıklarlar.
3. ADIM
Devletin ve halk sağlığı görevlilerinin her kademesinde, çok acil bir süreç başlar. Viral RNA tesi ile birlikte kişisel koruma ekipmanı (PPE) üretme.
Bunu, herhangi bir düzenlemeye gerek görmeksizin, kalite standartları ve testlerin doğruluğu ile ilgili bağımsız kurumların teyitlerini beklemeksizin devreye alırlar. Çünkü hayatları kurtarmak için çok hızlı karar alınmalı ve uygulanmalıdır.
İnsanlara, vakaların, hastaneye yatış ve ölüm rakamlarının en iyi tahminle bile çığ gibi büyüdüğü modellemeler servis edilir. Aynı zamanda halk sağlığı görevlileri viral enfeksiyon, salgın ve ölümlere ilişkin özellikle de yaşlı insanlar için kriterleri bilerek gevşetirler, Böylece yeni patojene bağlı vaka ve ölüm sayısı artmış olur.
Medya sürekli olarak daha fazla test yapılması için çağrıda bulunur ve karantina tedbirlerine uyum sağlamayanlar cezalandırılır. Yeni güçlerle donatılan polis ve asker, itiraz edenlere hapse kadar varan ağır cezalar uygulamaya başlar. Devletler ayrıca insanların hareketlerini cep telefonları aracılığıyla kontrol etmeye başlar. Pozitif olarak test edilmiş biri ile teması olan herkesi izlemek ve evlerinde kendilerini izole etmelerini sağlamak için çok ciddi sayıda insan kaynağı devreye alınır. Böylece halkın virüs ile temas etmiş kısımının göreceli olarak küçük olması sağlanır.
Bu durum sosyal mesafeye de katkıda bulunur. Diğer birçok etkisinin yanı sıra, bu durum kontrolü elinde bulunduranların insanların bireysel ve toplumsal tercihlerini, seslerini ve güçlerini ellerinden alır.
4. ADIM
Vaka ve ölüm sayılarını gösteren eğri düzleştiğinde ise, yerel görevliler, virüsün popülasyon içerisindeki yayılımının bittiğine dair konuşmak için çok erken olduğunu ve dolayısıyla kısıtlamaların devam etmesi gerektiğini söylerler.
Bir söylem de, kısıtlayıcı tedbirler olmazsa daha çok vaka ve ölüm olacağıdır. Diğer bir söylem ise, yaşlı insanların ölümündeki artışın henüz hiçbir şeyin kesin olmadığı anlamına geldiğidir.
Tsunami şeklinde vakaların, yoğun bakım ihtiyacının ve ölümlerin olacağını söyleyen en baştaki modellemenin yanlış olduğunu kabul ederler. Fakat kısıtlamaları kaldırmak için; çocukların okula gitmesine ya da yetişkinlerin işe gidebilmesine izin vermek için daha çok zamana ihtiyaç olduğunu söylerler.
Görevliler ise , bu kısıtlamaların, kapatılan iş yerlerinin insanlar ve ekonomi üzerindeki inanılmaz boyuttaki etkilerinin ne düzeyde olduğunu ne hesaplarlar ne de bu tedbirlerin neye mal olduğunu tartışırlar.
Onlar ve güçlü medya kuruluşları, sürekli herkese test yapılmasını, toplumun genelinde viral RNA’nın gözlemlenmesi gerektiği fikrini desteklerler. Bu arada çok geniş çaplı, antikor testleri yapılmaya başlanmıştır.
Virüsün mutasyon kapasitesinin çok yüksek olduğu haberleri yayılmaya başlanır. Bilim adamları ve resmi görevliler bu durumu, virüsle savaşmak için çok daha kuvvetli bir cephaneliğe ihtiyaç olduğu şeklinde yorumlarlar.
5. ADIM
İki üç hafta sonra, viral RNA test sayılarının artmasıyla birlikte pozitif vaka sayısı da çok ciddi artış gösterir.
Halk sağlığı görevlileri, sadece şüpheli olan yani laboratuvarda testi yapılmamış vakaları da rakamlara eklemeye başlar ve bu insanların da enfekte oldukları söylenir. Politikacılar ve sağlık görevlileri halka bunun, işlerine ve ev dışındaki diğer aktivitelerine dönemeyecekleri anlamına geldiğini söyler. Devletler; halk sağlığı kurumları, akademisyenler, endüstri ve WHO ile birlikte çalışarak, antikor testi sonuçlarına göre verilecek olan bağışıklık pasaportu sistemleri tasarlayıp kurmaya başlar. Bu sistemin yardımıyla, kimlerin karantinadan serbest bırakılacağına karar verilecektir. Bu ise, bu 7 adımlı sürecin temel amaçlarından biridir.
Bu arada, devlet liderleri virüsü yenmek için aşının öneminden bahsetmeye devam eder.
6. ADIM
WHO, Bill Gates ve destekçileri, farmakoloji ve bio teknoloji firmalarının desteğiyle geniş çaplı virüs antikor testi ve aşılama çalışması başlatılır.
Toplumun büyük kısmının vücudunda virüse karşı antikor yoktur çünkü konulan kısıtlamalarla insanların virüsle teması engellenmiştir. Kendilerine sunulan ve güvenlik testinden bile geçmemiş bu ilaçları almayı gönüllü olarak kabul ederler. Virüsten kaçmanın tek yolunun bu tıbbi ürünler olduğuna inanmışlardır.
7. ADIM
Kısa süre içinde virüs dünya üzerindeki yeni döngüsüne başlar – aynı grip ve diğer virüslerin her yıl geliyor olduğu gibi. Görevliler virüsün, henüz virüse karşı koruması olmayan milyonları öldürebileceğine dair korkuyu yeniden ateşlemeye başlar. Böylece tekrar virüs ve antikor testleri başlatılır, bu arada şirketler milyarlarca anti viral ve aşı satmaktadır.
Devletler, eş zamanlı olarak ellerinde kalan kamu mallarını küresel şirketlere satmaya başlar. Çünkü yerel ve ulusal hükumetler, virüse karşı açtıkları eşi benzeri görülmemiş savaşta vergi kazançlarını kaybetmişler ve neredeyse iflasın eşiğine gelmişlerdir.
Sonuç, popülasyon düzeyinde bakıldığında gripten daha zararlı olmayan bir virüse verilen orantısız tıbbi yanıttır.
Bu sürecin sonunda, küresel şirketlerin kontrol ettiği ve 7/24 izleme/müdahaleye dayalı, “akıllı” teknoloji ile desteklenen kalıcı totaliter bir polis devleti oluşmuş olur.
Bu işin arkasındakiler, toplumsal histeri döngüleri oluşturmaya, kitlesel olarak birkaç ayda bir anti viral ve aşı uygulamaya ve gezegende ne zaman yeni bir patojen görülse bu 7 adımdan çeşitlemeler yapmaya devam ederler.
İhtimal dışı görünüyor, değil mi? Maalesef değil.
COVID-19’un gelmesiyle birlikte birçok ülke, 1., 2. ve 3. Adımları tamamladı.
- Adım geniş çaplı birçok düzenleme ile birlikte geliyor.
- Adım Mayıs başında başlamak üzere yolda
Not : Rosemary Frei, moleküler biyoloji konusunda yüksek lisans yapmıştır. 22 yıldır freelance tıp yazarı ve gazetecidir. Şu anda Tronto Ontario’da bağımsız araştırmacı gazetecilik yapmaktadır. Corona virüs hakkında diğer makalelerine Off-Guardian’da ulaşabilirsiniz. COVID-19 hakkında verdiği röportajı izleyebilir, dinleyebilir veya twitterda takip edebilirsiniz.
23.04.2020
Yazan : Rosemary Frei